27 Mart 2015 Cuma

Define kelimesinin sözlük anlamı nedir ?

 Define kelimesi Arapça da “defn” kökünde gelir. Genel olarak Cenaze gömmek, kıymetli bir şeylerin toprak altına gömmek ,saklamak anlamında kullanılır. Ülkemizde “hazine” saklamakla aynı eş anlamı ifade etmektedir.
DEFİNE: Toprağın altına, kayanın içine yada herhangi bir yere saklanmış, Sahibi bilinmeyen yada rivayetlerle anlatılan kıymetli eşyaları varlıkları ifade eder.
DEFİNECİ : Önceden saklanmış hazineleri bulmaya çalışan insandır. Bu işin başarılması için mutlaka bir eğitim alması gerekir, eğitimsiz defineci yarardan çok zarar verecektir. Bilinçsiz defineci neyi nerede ve nasıl arayacağını bilmez. Eğitimsiz bir defineci, aynı zamanda iflah olmaz bir hastalığın bir umut sevdasının aşığıdır. Definecinin eğitim alacak bir kurumu yoktur. Bu itibarla kulaktan kulağa dolaşan rivayetlere göre hareket etmektedir. Definecinin sorunlarının başında eğitim sorunu gelmektedir. Bu soruna devletimizin el atması şu an itibariyle mümkün gözükmemektedir. O zaman bu sorunu nasıl aşacağız. Gelişmiş teknoloji sayesinde yazarak, yazdıklarını, tecrübelerini paylaşarak  yardımlaşarak eğitim sorununu halledebilirler.

Kırk haramilerin hazinesi nerede ?

Kızıltepe’nin Suriye sınırına 10 kilometre uzaklıkta İpek Yolu üzerindeki Sürekli Köyü’nde yapılan kanalizasyon kazısı sırasında ortaya çıkarılan 524 adet eser, Mardin Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Mardin Valisi Hasan Duruer ve Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay’ın da katıldığı bir törenle ziyaretçilere açılan defineyi görmek isteyenler, müzeye akın etti.
Vali Duruer, Sürekli Köyü’nde, Mardin Müzesi’nde görevli arkeologlar tarafından 4 Ekim 2009 tarihinde ortaya çıkarılan definenin Kırk Haramiler’e ait olabileceğini söyledi. Mardin’in binlerce yıllık tarihine işaret eden Duruer, “25 medeniyete ev sahipliği yapan bir kentin her yerinden tarih fışkırması bizim için büyük bir kazançtır. Mardin’in altı üstü tarihi eserlerle dolu. Bu defineler sayesinde ilimizin tanıtımını daha iyi şekilde yapabiliriz” dedi.
Mardin Müze Müdürü Nihat Erdoğan, definelerin müzede herkesin görebileceği bir yerde ziyaretçilere açtıklarını söyledi. Definenin bulunduğu ilk günden itibaren müzelerini ziyaret eden herkesin Sürekli Köyü’nde ortaya çıkarılan altınları sorduğunu söleyen Erdoğan, söz konusu gömünün, kervan ganimeti olmasını da muhtemel gözüktüğünü belirterek, şunları söyledi: “Sürekli Köyü tarihi İpek Yolu güzergahında bulunuyor. Bu önemli konumundan dolayı ve yüzey üzerinde toplanan malzemeye bakıldığında erken dönenlerden itibaren iskan alam olarak kullanıldığı anlaşılmıştır. Köyde halen kalıntıları mevut olan kiliseler, köyün Ortaçağ’a kadar önemli bir yerleşim yeri olduğunu göstergesidir. Tarihlenmesi yapılabilen toplam  336 adet sikkenin dönemsel değerlendirilmesi sonucunda 216 adetin İlhanlılar, 38 adetin Eyyübiler, 35 adetin Bizans, Venedik, 6 adetin Anadolu Selçuklu, 3 adetin Zengiler, 1 adetin Artuklu ve 30 adetin İslami olduğu anlaşılmıştır.
Altın ve gümüş sikkelerin okunabilen yüzlerinde basım yerleri olarak, Cürcan, Tebriz, Sebzevar Kasan, Merv ve Şehristan (İran şehirleri), Bağdat, Musul, Basra (Irak kentleri) İskenderiye, Kahire (Mısır) Dimaşk, Halep (Suriye kentleri) ayrıca Anadolu’nun değişik şehirleri Mardin, Malatya, Erzurum, Hısın (Hasankeyf), Harran, Ani (Kars), Samasota (Adıyaman), Erzincan, Samsun, Sivas, Alanya, Amasya ve Tokat olduğu anlaşılmıştır.” Müzede sergilenen defineyi ziyaret meraklılar arasında yer alan Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Serdar Bedii Omay, define sayesinde tarihi kentin yoğun bir ziyaretçi akınına uğrayacağına inandığını kaydetti. Ortaya çıkan hazinenin sürpriz olmadığını işaret eden Rektör Omay, kazı sahasında bir gömü içinde Allah’ın 99 isminin üzeride bulunduğu 99 altının bulunması karşısında ise şaşkınlık yaşadığını söyledi.

Rum ve Ermeni hazineleri nerede ?

Rum defineleri ve Ermeni defineleri özellikle ülkemizde çokça bulunan definelerdir. Budefinelerin tarihi eser niteliği pek yoktur ve genelde Osmanlı dönemi altın sikkelerinden oluşmaktadır. Rum ve Ermeniler Anadoludan göç etmek zorunda kaldıklarında genelde can kaygısı ile acilen tüm servetlerini altına çevirmişler ve bunu ileride tekrar gelebilirlerse kolaylıkla çıkarabilecekleri yerlere saklamışlardır. Kimi rum ve ermeni defineleri, define haritası ile kayıt altına alınmış ve sahiplerinin büyük bölümü bir daha göç ettikleri topraklarına dönememişlerdir. Bunun yanında daha eskilere dayanan Rum ve Ermeni gömüleri de ülkemizde bolca mevcuttur. Rum ve Ermeni definelerini bulmak isteyen arkadaşlar, öncelikle Osmanlı Dönemi, Pontus Rum Devleti, Ermeni Krallığı, ve Selçuklu Bizans zamanları hakkında bilgi sahibi olması gerekir. Ayrıca yaşlıların büyük bölümü, kulaktan dolma bilgilerle, eskiden şurası Rum köyüydü burası ermeni köyüydü şeklinde bilgiye sahiptirler. Şimdi konuyu ikiye ayırmak gerekirse önce Rum Gömüleri ve Definelerinin nerelerde olabileceğine bir göz atalım:
Rum defineleri genelde Rum evlerine saklanmıştır. Evlerin sahipleri Gömüyü genelde Ya evin bahçesine yada ev içerisinde kuyu açarak gizli bölmelere saklama alışkanlığına sahiptir. Antepli bir ağabeyimin evinin eski Rum evi olduğu bilinmekteydi. Daha sonra Evi mirasçıları bir müteahite devretmiş ve kat karşılığı sözleşme yapmışlardı. Müteahit, eski evin hafriyatını kaldırırken iç taraftaki bir odada ocak tabir ettiğimiz bacalı bölümde bir mermer levha görüyor. Levhayı kaldırınca arkasında ancak küçük bir çocuğun girebilecğei kadar bir genişlikte uzun ince bir tünel bulunuyor. Tüneli kepçe ile yardıklarında bir gizli oda açığa çıkıyor. Odanın içerisinde taştan örme duvar benzeri bir bölüm var. Orayı kepçe ile indirdiklerinde bir küp içerisine saklanmış 30000 hamidiye altını ortaya çıkmıştı. Bu olay olalı 40 sene olmuş. Antep gibi Rum ve Ermenilerin eskiden yaşadığı yerlerde bu tür definelerin belki de üstünde oturuyor olabilirsiniz. O nedenle öncelikle bulunduğunuz evin tarihini bir araştırın derim.
Ermeni defineleri ise evlere saklanmaktan ziyade açık arazide gömülü vaziyette bulunuyor. Özellikle Kars ve Van, Adana, Tarsus, Hatay, Kayseri gibi eskiden Ermenilerin yoğun yaşadığı yerlerde ermeni defineleri bulmak pekala mümkündür. Özellikle Adana Hatay ve Gaziantep bölgelerinde Tehcirden önce Ermenilerin altınlarını evlerinin avlusuna yada Evin içerisindeki odalardan birine gömdüğüne şahit olmaktayız. Bu hazineleri gömen Ermeni ve Rumların torunlarının turist görünümünde ülkemize gelerek atalarına ait altınları aradıklarına da çok kez şahit olmaktayız.

Eski bölgelere ait gömü yerleri

Kişilerin kendileri ne ait olan altın para ve kıymetli eşyalarını sakladıkları mekanların en başında evler gelir. Bunun sebepleri kontrolü mümkün ve göz önünde olmasından kaynaklanır. Böyle düşünülmesinde doğal karşılanır. Aynı zamanda bu tip yerlerin kullanılması dikkat çekmeyi de engeller. herhangi bir ev ortamında arama yapılacağı zaman işte bu noktaların göz önünde tutularak çalışmaya başlanması gerekmek dedir . Burada yine o klasik soruyu kendimize sormamız gerekir. ( ben olsam bu ortamda nereye gömerdim?) bu soruya tam cevap verebilmek çoğu zaman mümkün olmayacaktır. İnsanların düşünce ve bakışları birbiriyle her zaman örtüşmeyecektir. Birinin önemli gördüğü bir noktayı bir başkası hafife alabilir. Gömüyü saklayan insanın bu noktadaki davranışını ve tercihini belirleyen esas unsurlar, onun kültürü, kafa yapısı ile ilgilidir. Bu yüzden her ev ortamında gömünün aynı yere konulduğu yorumu yanlıştır. Bur da önem arz eden ana noktayı şöylece ifade edelim. Gömü sahibi malını ister evin içine koysun ister bahçesine malının gözü önünde olmasını ve kontrolden uzak kalmamasını sağlayacaktır. O nun içinde yatak odasının penceresinden rahatlıkla göreceği oturma odasının camından gözlenebilecek açı ortak noktaların hedef alınması gerekir.
Evlerde saklama yeri olarak tercih edilen ana noktalar şu şekilde sıralayabiliriz.
1. yemek ve ekmek pişirme noktaları olan (ocak)lar .buralarda gömüler ateşin tam altına gelen noktaya yapılabildiği gibi,bacanın içinde bir bölüme veya dış temel dipleri kullanılabilmektedir.
2. merdiven atları.. buralarda tespit yapılırken eve giriş merdivenleri olabileceği gibi;iç mekandaki üst kat merdivenlerini de dikkatle gözlemlemek gerekir.merdivenlerin önemli olan noktası en alttaki veya alttan üçüncü basamağın iç dolgusu olabilir.özellikle taş veya moloz dolgulu merdivenler bu açıdan önemlidir.
3. kapı eşikleri.. evlere girişte çoğu insanın dikkatini çekmeyecek olan noktalardan birisi sürekli üzerine basılarak geçilen kapı eşikleridir.bu noktalar çoğu define avcılarının nasip elde ettikleri noktalardır.bunun için sokağa açılan kapının iç eşiğinin altını sağlıklı bir biçimde tespitten geçirmek gerekecektir.
4. avlu içinde uzun ömürlü ağaçlar.. bunlar genellikle armut ceviz alıç ve dut ağaçlarından oluşur.zaman zaman çam ahlat gibi ağaçların altı veya belli mesafede yakınları tercih etmekleberaber.değişik ağaçlar avlu içinde pek sık görülmemektedir.ismini verdiğimiz meyve ağaçları Anadolu nun sıkça rastlanan türleridir.bu tür ağaçlar gömü anlamında şüphe uyandırıyorsa bunların ev tarafından görülen yönleri içinde 3-5-7 gibi adımlarla çevresi cihazla taranmalıdır.ve tespitler buna göre yapılmalıdır.şayet aynı avlunun içinde iki veya 3 gibi fazla sayıda ağaç mevcutsa bu durumda ağaçlar arasında geometrik bir bağlantı kurulmalıdır.
5. ermeni evlerinde saklama metotları içinde eski evlerin büyük odalarındaki tavanda kullanılan (baba ) diye adlandırılan hatıl ağaçları içinde saklama yöntemleri vardır. Paralar ve kıymetli eşyalarını bu ağaçların içine 2 parmak girecek şekilde delik açılarak deliğin içine parmakla bastırılarak sıkıştırılır. Ve delikler parayla doldurulur.
6.ermeni ve Rumlara ait eski evlerin kalın duvarlı olanları içinde pencerelerin iç/alt kısmının oyularak paraların buralara doldurulması metodu bayağı yaygın rastlanmaktadır.
7.ahır ve kilerler. Hayvan barınağı olarak kullanılan ahır, Mekanları içinde özellikle saman doldurulan herkesin her an göremeyeceği mekanlar olan samanlık altları çok önemlidir. Kilerlerde ise harman zamanı bitirilip ev sahibinin bütün kışlığı olarak çuvallar dolusu buğday veya un malzemesinin tam altına gelen noktalar dışarıdan bir insanın hemen müdahale edebileceği noktalar değildir. Bu tür yerler insanların gözünden uzak olan hedeflerdir.
8.evlerde bulunan kuzu neler kaç adet olduğu bunların tamamının bacaları olup olmadığına dikkat etmek gerekir. Bacası olmayan sahte kuzu ne yemek pişirme yerleri mevcuttur.
9.evlerin üst bacalarında araştırma yapmak orda değişik bir taş veya baca kapaklarının içini mutlaka kontrol etmek gerekir.
Bunların dışında akla hayale gelmeyecek pek çok noktalardan gömü çıkma olası çoktur. Bunlardan kuyular, Hayvan su içme yalak altları, Dibek taşı altları, gömme banyolar ve buna benzer sayamadığımız birçok yerlerde dikkatli ve araştırma yapılmalıdır.
Eski bir Rum evinde yemek pişirilen ocağın yerinde iki baca deliği görülmüştür. Bir baca deliğinde küp diğerinde ise normal havalandırma vardır. Soyguncular evleri bastığında yaşlılardan öğrendiğime göre soba borusu olarak kullanılan deliğinden boru çıkarılıp küp olan deliğe sokulduğu tarafıma anlatılmıştır. Zekalarına diyecek bir şey bulamamıştım

Haritalardaki işaretlerin anlamları nelerdir ?

Haritalardaki işaretlerden binlerce anlam çıkacağını unutmayın. Burada önemli olan bütünlüktür. Bir işaretten yola çıkarak onun tamamlayanlarını bulun. Bunu diğer işaretlere de yaparak ortak bir noktaya geleceksiniz.
İşaretlerin tamamını anlayabilirsiniz. Önemli olan bir bütünün parçalarıymış gibi düşünülmelidir. Her işareti anlamak mümkün değildir. Olaya bir doğru üzerinde giden noktaların belli bir hedefe gitmesi gibi düşünmelisiniz. 
Harita üzerindeki işaretleri sitemizin işaretler bölümünde detaylı olarak bulabilirsiniz. Unutmayın veya yanılmayın genel olarak kullanılan işaretler bazen o harita için geçerli olmayabilir. O zaman mantıkla yaklaşın veya bir bilene danışın.
Bütün iz ve işaretleri teker teker hangi anlama geldiğini açıklamak mümkün değildir. Bunun için açıklamalar kısa, sade ve net olarak yapılacaktır.
Yanılmamanız gereken diğer bir nokta iz ve işaretlerin hangi kültüre veya döneme ait olduğunun bilinmesidir. Ermeni işaretleri ile Arap, Osmanlı, Yunan veya Kafkas işaretlerin anlamları tamamen farklıdır.
İşaretleri çözmeniz için ;
a. İlgili topluma ait kültür yapısı,
b. İlgili döneme veya zamana,
c. Hazineyi gömen kişilere,
d. İlgili dine ait verilerin tam olarak bilinmesi gerekir.
Dört maddelik kategoriden sonra işaretlerin anlamları çözülebilir veya yakın anlamları ortaya çıkabilir.

Definecilikte harita yorumlama nasıl yapılır ?

Haritaların çözümlenmesi çok zor ve zevkli bir uğraştır. Genel bilgileri eksik defineciler çözdük diye bir çok kez yanlış yerleri kazarlar. Harita üzerinde her iz ve işareti detaylıca ve bir bütünlük içerisinde ele alarak harita çözülmelidir.
Harita üzerindeki bir noktayı atlamak veya çözememek arazide yanlış kazının yapılmasını sağlayacaktır. Bütün çabalar boşa gidecektir.
Haritadaki iz ve işaretler her yöre, kültür ve uygarlıklar açısından farklılıklar gösterir. Bir işaret her haritada aynı anlama gelmez. Bütün iz ve işaretlerin tamamı bir bütünlük içerisinde ele alınmazsa işaretler farklı anlamlarda kullanılarak yanlış yere yönlendirecektir.
İşi profesyonelce ele alıp işaretlerin anlamları, haritayı yönüne koyma gibi konularda iyi çalışılmalı veya iyi anlayan birinden yardım alınmalıdır.
Haritalardaki birçok iz ve işaretlerin ortak kullanılanları sitemizin işaretler bölümünde izlenebilir.
Haritalardaki işaretler aynı değildir. Haritayı çizen bir çok yanıltıcı yön ve anlamsız işaretlerle yanılmayı planladıklarını unutmamak gerekir.
Define gömenler bunu bulmanın bir bedeli olduğunu düşünmüşlerdir. Bu bedel; iyi araştırılmazsa canla, eksik verilerle zaman ve emek sarfı ile ödenir.

Harita üzerindeki işaretler ilk başta hemen bir nokta işaret edermiş gibi görünse de detaylıca incelendiğinde bunun hazinenin hediyesi veya yanıltma taktiği olduğu anlaşılır.
İz ve işaretleri bir bütün içinde incelemek gerekir. Yanılgı veya yanlış hedef taktiklerine aldanmamak gerekir.
Haritaların çizildikleri dönem, uygarlık, dil ve kültürlerin bir simgesi olduğunu anlamak ve o dönemde yaşıyormuş gibi düşünmek gerekir.
Bir dönemdeki sosyal veya kültürel değerlerle bir başka dönemdeki değerler arasında farklılıklar vardır. İz, işaret ve şekilleri mutlaka dönemleri içerisindeki kültürle bağdaştırılmalı, onlar gibi düşünmelidir. Böyle yapılmazsa sonuç hayal kırıklığından öte gitmeyecektir.
Haritalarda en ufak iz ve işaretler atlanmadan değerlendirilmeli ve anladıktan sonra tekrar tekrar incelenip kendiniz çizmeli ve ben olsam ne yaparım sözünü kendinize sormalısınız.
Çözümün detaylarda olduğunu unutmamalısınız. Haritaya sürekli fikirsel olarak üç boyutlu bakılmalıdır.
Haritalar incelenirken en başta en büyük işaret sonra ufaklarına bakılmalı ve harita yönüne konulduktan sonra detaylara geçip anlamaya çalışmalıdır.
Haritayı okumayı bilmiyorsanız hiç boşuna uğraşmayınız. Önce harita okumayı öğrenin. Normal haritalardan başlayarak egzersiz yapın. Bu işi gerçekten bilen bu işle uğraşan arkadaşlarınızdan bilgi alınız.
Haritayı okumak başlı başına bir sanattır. Günümüz haritalarını okumayanlar ilgili kültüre ait haritaları anlayamazlar. Okumayı bilmiyorsanız hiç boşa emek harcamayın ve yetersiz bilgi ile kazı yapmayın.

Haritalarda ilk okuma belli başlı iz ve işaretlerin anlaşılması ile gerçekleşir. İşaretlerin ortalama ne anlama geldiği bilinirse diğer işaretlerle birleştirilerek özel noktalara varılır. Bunun için birçok defa kendi kendinize alıştırma yapmayı unutmayınız.
Bazı konular vardır ki okulu mektebi olmayan yaşayarak öğrenilen, mantık yürüterek sonuca varılanlardır. Define haritalarını da okumak onun gibi birşeydir. Tamamen merak ve ilgi sonucu kararlılıkla sürekli alıştırma yaparak uzmanlaşılır.
Çok fazla harita üzerinde çalışan insanlar haritaya 5 – 10 dakika baktığında haritanın ne anlatmak istediğini çok iyi anlarlar. Ama bu seviyeye gelmek bilgi, merak ve beceri işidir.
Harita okuma ve anlamada uzmanlaşmış kişilerden baktığı anda kitap okur gibi harita okuyan kişilerden istifade etmek menfaatiniz icabıdır.
Haritayı anlatmak çok zordur. Okumak çok kolaydır. Çünkü çağrışım sonucu kafanızda arazi ve doğal nesneleri projelendirip anında çıkarabilirsiniz. Bunu haritadan anlamayana anlatmak kağıt kalem olmadan mümkün değildir.
Haritalardaki işaretlerin bir tanesine odaklanın. Bir anlam türetin. Bu işaretin binlerce anlamı vardır.  Bir diğer işarete geçtikçe anlamı daralacak ve sizi hedefe götürecektir.

Define bulunduğunda uygulanabilecek kazı teknikleri nelerdir ?

Kazı öncesi yapılması gereken önemli işler, kazının amacı, kazı için uygulanacak yöntem ve ayrıntılı bir program hazırlanması başarının temel ilkesidir.
Kazıya; yasal, parasal ve işgücü şeklindeki sorunlar çözümlenmeden başlanmamalıdır.
Kazı yapılacak alanın toprak ve jeolojik yapısı kazı yapan için bir kaynak halindedir, bu kaynak yazılı bir metin nasıl okunuyorsa öyle okunmalıdır.  Çünkü toprak yapısını katmanlarını okumak bu bilgiler tarihsel bilgi niteliğindedir, toprak katmanları iyice okunmazsa kazıda başarı sağlanmayacak kadar ciddi bir konudur.  Kazıyı yapacak insanın toprak yapısını çok iyi okuyabilecek bir tecrübeye sahip olması gerekir,böyle bir tecrübesi yoksa mutlaka uzman birinde yardım almalıdır.
Kazı işi, kendi başına bir bilim dalıdır.  Bu nedenle amaç, ve yöntemleri vardır.
1- Kazılacak alan tabakası çok iyi belirlenmeli ve bulunan tüm özelliklere programa dahil edilmek üzere kayıt altına alınmalıdır.  Üzerinde belli bir zaman geçmiş yüzey,açılmış çukur ve benzeri gibi tabakalar insanoğlunun müdahalesi sonucunda oluştuklarında farklılık içerecektir.  İnsan tarafından oluşturulan katmanlar üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal tabakaya göre yumuşak, yine orijinal tabaka bitki örtüsüne göre farklı bir bitki örtüsüne sahiptir. İnsan tarafında oluşturulan katman üzerinde yetişen otlar ana tabakaya göre uzun boylu ve kökleri kalın olur.  Bu imceliği ancak bu konuda uzmanlaşmış biri tarafında fark edilebilir.  Aradığınız şeyler insan tarafında oluşturulan katman içinde olur aranacak katmanda bu katmandır.  bu nedenle katmanlar itina ile incelenmelidir. Bu yöntem kazı biliminin ana öğesidir.
2- İnsanoğlunun müdahalesi sonucunda oluşan tabaka içinde insan oğlunun izleri vardır. rengi yapısı orijinal katmana göre farklılık taşır.  Bu nedenle ana katmanla uğraşıp zaman ve maliyet kaybına neden olmamak yararınıza olacaktır.
3- Tabaka katmanları aşağıdaki gibi izlenmelidir.

Define ararken kral mezarları nasıl kazılır ?

Günümüzde olduğu gibi eski medeniyetlerden de cesetler inançlara göre saklanırdı. Bu saklama işi medeniyet ve inançlara göre farklılık göstermektedir.

Bu konuda en basit mezar türü toprağa açılmış bir çukur şeklinde, bazen bu çukurun kenarları taşlarla örülerek bir sandık halinde olabilmektedir.
Eski medeniyetlerde ölüler bazen yerleşim alanı içine gömülürdü, Yerleşim alanı içine gömülen cesetler genelde odaların tabanında yer alırdı. bazen de yerleşim alanı içine gelişi güzel yerlere gömerlerdi.
Yerleşim alanları dışına yapılan ölü gömme, toplu mezarlık alanları oluşturulurdu.
Mezar kazılarında öncelikle dikkat edilmesi gereken unsur, kazılacak mezarın hangi medeniyete hangi din mensubuna ait olduğu bilinmelidir. bilinmiyorsa araştırılmalıdır. Mutlaka bir kanaate ulaşılmalıdır. Bu tür mezarlarda pek fazla değerli eşyalar bulunmaz, çoğu zaman boş olurlar, Yani ölü armağanları olmayanlar çoğunluktadır.
Bu alanlara Kazı yapılırken mutlaka deneyimli olmak yada deneyimli birinde yardım almak kazı yapanın faydasına olacaktır.
Bu tür kazılarda dikkatlice üstten alta doğru kazılarak inilmelidir. kazının geniş çaplı olmasına dikkat edilmelidir. Cesede ait kemiklere rastlanınca tam orta yerinde temizlenmeli kemiklerin kırılıp dağılmamasına dikkat edilmeli, ölü armağanları alındıktan sonra kemikler paketlenip en yakın müzeye teslim edilmelidir.
Mezarda çıkabilecek içi toprak dolu kap kacak gibi eşyalar rast gele boşaltılmamalı, içindeki toprak paketlenip incelenmek üzere ilgili müzeye teslim edilmelidir.
Yerleşim yerleri dışında toprak üzerinde hiç bir nişanesi olmayan mezarlıkların keşfi çoğu zaman rastlantı şeklinde olmuştur. Böyle bir rastlantı esnasında mezarlık alanı iyice tespit edilmeli, Bunun için:
Bitki örtüsünün farklılaştığı yerde başlanarak 5x5 cm kalınlığında 40 cm uzunluğundaki kazıklar 1x1 metre aralıklarla çakılmalı, ve bu kazıklar ip ile birbirine bağlanmalıdır. Daha sonra 25 MM kalınlığında darbelere dayanıklı 150 cm uzunluğunda T şeklinde bir demir kazık ile iple yaptığımız plan karelerine merkezine çakmalıyız. demir kazığımızın kolaylıkla çakıldığı yer mezardır.
Bu anlattıklarımız yasal izin alınmış bir kazı varsayarak anlatmış olduk, yasal olmayan kazı yapmaktan kaçınınız.

Define ararken nasıl yüzey araştırması yapılır ?

Definecilik ve arkeolojide kazıya başlamadan önce ilk çalışması yüzey araştırması yapma ve bulduğu bulguları değerlendirme işidir.

İnsanlar yaşadıkları topraklarda iz bırakırlar, orijinal doğaya yapılan her bir müdahale bir iz bir tabaka oluşturur. Bu tabakaların üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal doğaya göre farklılık oluşturur. Bu farklılıklar aşağıda anlattığımız şekillerde anlaşılır.
Müdahale edilmiş ve orijinali bozulmuş tabaka üzerinde yetişen bitki boyları sap kalınlıkları, köklerin kalınlıkları orijinal tabii katmana göre farklı olur. yumuşaktır kolay ve rahat kazılır. Yine insanlar tarafında müdahale edilmiş kayaların yüzeylerinde oluşan yosun tabakası açık renkli ve gençtir.
Şahıs gömüleri ve kaya mezarları direkt olarak kaya içine yapıldığından kayaların yüzeyinde oluşan farklı tabakaları titizlikle incelenmelidir. bu tür yerlerin sonrada kapatılan kaya etrafında kirli beyaz yada yeşilimtırak renkte bir katman oluşur.
Yer altına gömülen muhtelif madenler (altın hariç) zaman içinde yanar ve olarak gaz oluşturur, bu gaz yer yüzüne çıkmak için üst katmanları zorlar ve katmanın zayıf noktasına sızarak atmosfere dağılır, bu tür gazın sızdığı yerde bitki tabakası farklı olur, ya ot yetişmez, toprak yapısı çorak gibidir; ya erken sararır, erken kurur kurumasa bile renkleri sarıya yakın yeşillikte olur.
Kışın karın lapa lapa yağdığı zaman yüzeysel araştırma yapmak çoğu zaman başarıya götürür. Toprak yüzeyine sızan gaz karın erken erimesine yada kar tutmamasına neden olur. kar tutsa bile kendi çevresine göre geç tutar erken erir,
Doğal tabakaya göre farklılık oluşturan her bir tabaka bulgu birer ip ucudur, bu ip uçlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesi gerekir.
Görüldüğü gibi definecilik kolay bir iş değil,bilgi tecrübe ve titiz bir çalışma ister, bu nedenle araştırma yapılan alanlar üzerinde orijinal doğaya aykırı olan, insanların müdahalesi sonucunda oluşan katmanlara odaklanmalıdır.

Define ararken tehlike oluşturacak işaretle nelerdir ?

Şimşek işareti sizin çok büyük tehlike de olduğunuzu gösterir. Mutlak ölüm anlamına gelir.Genelde hazine buradadır.

Define aramada modern sistemler nelerdir ?

Modern defineciliğin teçhizat portföyünde olmazsa olmaz unsurlarında NOKTA TESPİT cihazlarıdır. 

Teknolojinin ve bilgini yoğun kullanıldığı çağımızda, definecilik alanında mutlaka teknolojiden faydalanmalıdır. Teknolojinin avantajları yanında dezavantajları söz konudur bu nedenle bilgi+teknoloji birlikte kullanılmadır. Var sayalım elinizde mükemmel bir teknoloji var, Araştırma yapacağınız araziyi tanıyorsanız, iyi seçememişseniz teknoloji size fayda vermeyecektir, Neyi? Nerede? Nasıl? arayacağınızı bilmeniz gerekir, Bunun için Arkeolojik ve jeofizik biliminde azda olsa bilgi sahibi olunması gerekir.

Piyasada birden çok markaya sahip cihaz ve dedektör satılmaktadır, biz burada marka yerine cihazların can alıcı yönü olan tasarımda kullandıkları malzemeyi öneriyoruz, Bir nokta bulma cihazı;dijital flaş bellekli ve bu belleğe kıymetli metallerin manyetik frekanslarının yazılı olanları tercih edilmelidir. aksı olan bir cihaz sizi yarı yolda bırakır başarı sağlatamaz. 

Definecilikde en ideal arma sistemi "kamera sistemleridir" bu sistemler hem pahalı hem de başlı başına eğitim alınmasını gerektirir, imkanları olanların bu sistemleri mutlaka kullanmalıdırlar. 

Cihaz seçiminde mutlaka cihazların dilinde anlamak yada anlayan birinden yardım almak gerekir, yoksa satın alacağınız cihazla dağlarda çivi ve at nalı toplamaya devam edersiniz. Şunu unutmayınız, cihazlar gömüyü bulmaz, cihazlar sizin bulduğunuz bir takım şüphelerinizi test eder, ve işinizi kolaylaştırır. 

Cihazları kullandığınız alan içinde herhangi bir sinyal alamdınız, ancak araştırma alanı içinde yüzeysel olarak belirli nişaneler var, rahat değilsiniz ve halen kafanızda soru işareti var ise o zaman alanı fotoğraflayın, kamera kullanarak alanı kare kare kameraya kaydediniz, elde ettiğiniz görüntüleri defalarca izleyerek çözüme gidiniz, çözemediniz o zaman bu konularda uzmanlaşmış birilerinden yardım isteyiniz. 

En güzel yöntem Arkeoloji yöntemlerini kullanmaktır.

İşaretler nasıl algılanmalı ?

Antik dönem toplumlarda sık sık yapılan savaşlar, ani baskınlar, çete ve eşkıya soygunlarına karşı insanlar ellindeki muhtelif değerleri korumak amacıyla saklama ihtiyacı duymuşlardır, hatta günümüz insanların kısmen uyguladıkları alışkanlıklardır. Gömü işleri ve düzenekler genelde taş ustaları, sert cisimlere şekil vermekte usta insanlar (heykel tıraşlar) tarafından yaptırılırdı.Bir gömüye neden işaretleme düzeneğine ihtiyaç duyuldu? Bu sorunun cevabındaki genel mantık şöyledir. Gömü başta güvenlik nedeni ile yapılırdı, gömen insan ihtiyaç duyduğu an gelip kolay bulacak, kolay kazacak ve gömü yerini kendisinde başka kimseler bilmeyecek, kendisi almadan ölürse gömüyü neslinde dininde ırkında biri gelip bulsun alsın gibi mantığı yatmaktadır. Gömerken saklarken bile emniyet tedbirleri söz konusudur.

Define aramadan önce neler yapılmalı ?

Gidilecek yer hakkında ayrıntılı bilgi toplanmalı ve bir kaç gün kalınacaksa bölgedeki jandarmadan kamp izni alınmalıdır. Bölge yerleşim yerinden çok uzak ve yürüyecek takatiniz yoksa geri dönün. O bölgede bir eşek kiralamaki bütün yerleşim birimine ben define aramaya gidiyorum demektir.

Define olabilecek işaretler nelerdir ?

1-İşaretler ;Doğada mevcut tabiat varlıkları, taşlar, mağaralar, duvar resimleri, kayalara çizilen resim, figür ve şekiller, kaleler, manastır, kiliseler, mezarlıklar vs. üzenine işlenen resim, şekil, figür ve işaretler kültürden kültüre, inanç özelliklerine, zaman takvimindeki dönemlere ve insanların yaşadıkları coğrafi bölgelere göre değişmektedir. Şekiller tek başlarına anlam vermezler. Şekil, resim, figür ve işaretler birbirlerini tamamlarlar. incelenirken mutlaka birkaç tane resim, figür, iz ve işaret olmalıdır.

2-Mağara;Mağaranın içine girildiğinde karanlıksa aydınlatılmalı ve tavan veya duvarlardan özenle kesilmiş taş var mı incelenmelidir. Kesme yolu ile taş çıkarılmışsa mağarada bir şeylerin olabileceğine işaret eder. Ancak bunun tuzak veya aldatmaca olduğunu iyi öğrenmek incelemek gerekir. Taş çıkarılmış mağaranın dolu olma olasılığı çok yüksektir. Ancak tehlike oranının da çok yüksek olduğu unutulmamalıdır. Acemice davranarak iz, işaret ve sembolleri yok edilmemelidir.

3-Gaz çıkan mağara;Yer altında ulaşılması güç olan mağaralara girildiğinde ilk dikkat edilmesi gereken mağaranın zehirli gazla dolu olup olmadığıdır. Mağara tavanında yarasa yuvaları varsa veya mağarada canlı hayvan yaşadığına dair izler varsa mağarada gaz olayı yoktur. Genelde zehirlenmeler çok yavaş gerçekleşir. Canlı hayvan yaşamamışsa mutlaka gaz maskesi ile girilmelidir. Genelde defineciler bu gazla yavaş yavaş zehirlendiği için hiçbir şey anlamadan ölürler. Gaz olasılığı yüksek mağaraları havalandırarak ve gaz maskesi ile girilmelidir.

4-Kapalı mağara;Taş veya üzerine çizilmiş büyük yarım ‘O' harfi şeklinde veya biraz daha oval çizgi çok yakın bölgede bir mağara olduğunu işaret eder. Ancak bu mağaranın figürlerin çizildiği dönemde hiçbir giriş ve çıkışın olmadığını ifade eder. Bu tür mağaralara ilk giriş mutlaka tuzaklıdır, gazlıdır ve çok tehlikelidir.

5-Akrep;Akrep resimleri veya figürleri çok çeşitli anlamlarda kullanıldığı görülmüştür. Zor ve zahmetli işlerde görülen akrep resmi burada çok büyük bir tehlikenin varlığına işaret eder. Özellik değirmen,havuz,mağara,kuyu,yer altı mahzenlerinde çok sık karşılaşılır. Bütün olaylar iz, işaret ve semboller bir bütün halinde incelenmeli tuzak mutlaka bertaraf edildikten sonra aramalar yapılmalıdır.

6-Balık;Akarsu, göl,göletlerdeki kayalara çizilmiş çok çeşitli balık resmi ve figürleri yakın bölgede bir hazinenin olduğunu ifade eder. Balık genel olarak hazine olarak nitelendirilir. Balık ile ifade edilen hazinenin yerini bulmak hem kolay hem de çok zordur. Balığın büyüklüğü-küçüklüğü,eğimi,yönü,pozisyonu,tek-çift olup olmadığı,yanında başka sembollerin olup olmadığı gibi konular uzmanlık isteyen işlerdir.

7-Küp;Su içinde veya civarında hazinenin varlığını işaret eder. Burada dikkat edilmesi gereken bu işaretlerin göl,ırmak veya gölet kenarındaki figürün anlamıdır. Susuz alandakilerle karıştırılmamalıdır.

8-İbrik;Su veya gölet kenarlarındaki taşlara çizilmiş İbrik figürü su kenarında ve genelde çizilen taş çevresinde para olduğunu ifade eder. Ama bu para büyük değildir.

9-Halka;Duvarlarda veya herhangi bir taş üstüne çizilen halka işaretleri veya halkanın kendisi burada birden fazla ve çok büyük tuzakların olduğunu anlatır. Halka figürleri tekte çizilmiş olabilir bir kaç figürün arasında da olabilir. Tuzakların biri aşılırken veya bertaraf edilirken diğer tuzakların çalışabileceğini unutmamak gerekir. Halkanın anlam ve çeşitlerini o yerin önemi ile eşleştirebilirsiniz.

10-Ayak izi;Mağara taban,tavan veya duvarındaki oyulmuş veya çizilmiş ayak izinin herhangi bir yere basıldığında mekanik olarak çalışan bir tuzağın olduğunu ve çalıştıktan sonra durdurulamayacağını simgeler. Basılan yer tuzakları bir tane olabileceği gibi bir kaç tane değişik tuzakta olabilir.

11-Deve;Deve resim veya figürleri çok çeşitlidir. Yürüyen,duran,ayağı havada,kafası havada, hörgüçlü, hörgüçsüz, tek hörgüçlü,çift hörgüçlü vs. dir. Deve belli bir hazine veya değerli eşyaları simgeler. Çok iyi incelenmeli diğer figürlerle bir çözümlenmelidir. Develer para anlamı taşıdığı gibi deve ile taşınabilecek eşyaları da simgeler.

İkonalar nasıl anlamlandırılır ?

Yıllardan beri gelen tecrübeler gömülerin çoğunun kayaların içi oyularak kaya içine sakladıklarını göstermektedir.
İnsanlar yaşadıkları topraklar üzerinde sürekli bir takım izler bırakırlar ve bırakmaya da devam etmektedirler.
İşaret çözmede önce ihtiyaç duyulan şey; görülen rastlanılan figürün define olup olmadığıdır, kayalar üzerine yapılan bir takım şekiller iş olsun diye yapılmamıştır bunların birer amacı vardır, bunlar içinde dini sembolize eden, kabileyi sembolize eden, yerel beyi sembolize eden kralları sembolize eden ırkları sembolize eden bir takım kaya damgaları kullanılmıştır, gömü işaretlerini bunlarda ayırt edebilmek için eski insanların davranışlarını dinlerini gelenek ve göreneklerini çok iyi bilmek gerekir.  Her işaret define değildir.
Gömü işareti bir alfabe bir matematik kuralı dahilinde inşa edilmişlerdir.  Bu nedenle gömü işaretleri zincirleme birden fazla olmalıdır.
işaretlerden uygulanan genel mantık; gömünün işarete olan uzaklığı, derinliği bazen miktarı bazen de saklama biçimi şeklinde alfabetik ve matematiksel bir mantık hakimdir.

Define arama izni nasıl alınır ?

Kanunlar herkese açıktır Herkes gerekli izin alarak define aramaya başlayabilir…

Kazılacak bölgenin gerekli araştırmasını yaptıktan sonra kazılacağına karar verilirse yapılacak ilk işin en yakın müze müdürlüğü ve mülki amirliğine müracaat ederek izin alınmasıdır. En doğru yol budur. Kaçak kazı yapmaktan kaçınınız.
Defineciler arasında yaygın bir görüş vardır. “Bulduğum defineye devlet el koyar hakkımı vermez”. Bu çok yanlış bir kanıdır bulunan her türlü definen takdir komisyonlarınca incelenerek değeri biçildikten sonra ilgili bakanlığa ödeneği ayrılıp bloke edilen ödenekten definecinin hakkı verilir. En güzel alıcılar müzelerdir.

Konuya diğer yönden yaklaşan kaçak yapılan bir kazıda elde edilen define (altın, gümüş, heykel veya arkeolojik değeri olan varlıklar) Serbest piyasada kaçak olarak alınıp satıldığını herkes bilir. Bunun gerçek değerini ilk elden bulan şahsa ödenmediğini, kaçak olduğu için yakalanma riskinin çok yüksek olduğu sürekli ihbar edildiği bilinmektedir. (İhbar edene varlığın değeri üzerinden %7,5 verilir)
Arama yapmak ve kazıda bulunmak için en yakın müze müdürlüğü ve mülki amirden müracaat sonucu izin alınmalıdır.
İlgili müdürlükler yapılan müracaatları çok çabuk değerlendirip ekip oluşturmaktadırlar.
Müracaat bir dilekçe ve ekinde aşağıdaki belgelerle müze müdürlüğüne yapılmaktadır.

Define arayacak kimse bölgesini tespit edip gerekli ön çalışmaları yaptıktan sonra bir dilekçe ile en yakın mülki amire ve bir dilekçe ile müracaat edebilir.
Define aranacak bölge önce iyice araştırılmalıdır. Söz konusu bölgenin eski uygarlıklardan günümüze evreleri incelenip sonra bölgesel tespite geçilmelidir.

Hedef önce gözle, sonra makine ile test edildikten sonra kazı yapılmasına gerek duyulursa, yasal müracaatta bulunulmalıdır.
Define arama yasal bir iştir. 2863 Sayılı Kanuna atfen define arama yönetmeliği çıkarılmıştır. (R-6 –27 OCAK 1984 Sayı- 18294)
Define aranacak bölgenin ön çalışmasından sonra dilekçe verilir. Bu dilekçede aşağıdaki durumlar açıkça belirtiler. Define aranacak bölge 100 m2’yi geçemez. Bu bölge dilekçe ekinde verilecek kroki harita, fotoğraf üzerinde işaretlenecektir.

Definecilikde dikkat edilmesi gereken 10 önemli şey!!!

  1. Ön araştırma ve kazı işlerinde arkeolojik metotlardan faydalanmak.
  2. Toprak yapı ve katmanlarını tanımak için Jeolojide faydalanmak
  3. Ele geçen eserin hangi çeşit madende yapıldığını yada hangi kıymetli taş kullandığını anlamak için Madencilik Dalında faydalanmak.
  4. Araştırma ve kazı maliyet bilançosunu çıkartmak
  5. Gerek kayalardaki figüranlarda gerekse elde edilen tarihi eserleri tanımak için Sanat Tarihi ve Medeniyetler Tarihinde faydalanmak.
  6. Kazı bir ameliyata benzer, toprağı neşterlemeden önce yüzeysel verileri iyi bir şekilde tahlil etmek.
  7. Sonuca daha erken ulaşmak için teknoloji kullanmak.
  8. İşaret, figüranlar alfabe ve matematik kurallarında oluşur. İşaretlerini dilini öğrenmek uzunluk derinlik ölçümlerinde matematiğin uzunluk birimlerinde, Kaya mezarları, tümülüsler, şahıs gömüleri bir takım kuralları çözmek için geometride faydalanmak.
  9. Halk biliminde faydalanmak
  10. Antik toplumların dinsel ve etnik yapılarını hareketlerini öğrenmek için Dinler Tarihinden faydalanmak

Bir ikonun gömü olup olmadığı anlaşılabilir mi ?

Ülkemizde hemen hemen her bölgede kayalar üzerine yontulmuş değişik şekillerde figürler, izler, çizgiler, yazılar ve canlılara ait resimlere rastlamak mümkündür. Bu şekilde geçmiş medeniyetlerin bıraktıkları bu izlerin ne anlama geldiği merak edilmiş yıllarca araştırılmış, tartışılmış bazıları hakkında bir takım kanaate varılmıştır. Bu medeniyet izlerinin hepsi define yada gömü gibi anlamak yorumlamak yanlıştır. Bunların bir çoğu define değildir. bizi ilgilendiren konu bunlardan hangileri direkt olarak gömüyü gösterir olanıdır. Unutmayalım ki gömüyü yapan insan kendisinden başka birinin bu gömüyü alma imkanı olmasın, kendi açısında rahat ve kolay olsun, işaret dediğimiz bu tür düzeneklerin yapım mantığı budur. O zaman bu işaretler nasıl çözülecek? sorumuza aşağıda kısaca cevap vermeye çalışacağız.
Öncelikle aşağıdaki konulara dikkat edelim.
  1. İşaretin bulunduğu bölge yaşamaya elverişli ve yaşanmış olduğuna dair kalıntı ve izler olması,
  2. İşaretin yapıldığı kaya iri yerli sabit olması,
  3. İşaretin oyma yada kabartma olması,
  4. İşaretin derin kalın biçimde yapılmış olması,
  5. Aynı alan içerisinde manalı bir bağlantı ile birden fazla olması,
  6. İşlendiği kayanın bir çok afetlere karşı dayanıklı sağlam olması
  7. İşaret yapılan kaya su yatakları kenarında olmamalı (kimse su kenarlarına gömü saklamaz)
Bu niteliği taşıyan işaretler gömü olma ihtimali yüksektir. Bu özellikleri taşımayan figüranlar üzerinde durup uğraşmayalım.
İşaret çözümünde öncelikle tarihi bilgimizi yoğunlaştırmak, işaretin bulunduğu bölgenin tarihini öğrenmek, yapılan figüranın özelliklerini bilmek(örneğin bir yılan yılanın özellikleri birer ip ucudur) işaretin bulunduğu doğal coğrafyaya aykırı, çukur, tümsek, işaretli kaya gibi unsurları değerlendirmek, En önemlisi arkeolojik metotlara baş vurarak çözüm yollarını aramakla sonuca varılır.

Define arama yöntemleri ?

1-DEDEKTÖR YÖNTEMİ
Dedektör sistemleri, gaz,sıvı ve katı halde bulunan maddeleri özelliklerine göre diğer metallerden ayırabilen elektronik sistemlerdir. Bu sistemler kullanılacak işe ve alana göre ayrı ayrı tasarlanır. Mayın bulmak için tasarlanmış bir dedektörle altın yada gümüş gibi metalleri bulmanız imkansızdır.O zaman definecinin kullanacağı dedektör geniş amaçlı bir tasarım olması gerekmektedir, Altın, Gümüş, Bronz, Bakır, Demir gibi madenlerin yanında boşluk kemik gibi ve hatta bu metallerin oksit gazını da tespit etmeli ve derinden algılamalıdır.

Bu tür cihaz yer altında gelen ve bulmak istediğimiz metalin manyetik frekansını yakalama okuma ve cinsine göre ayırım yapabilecek şekilde tasarlanmalıdır.Dedektörlerin önemli unsurlarından biride "toprak ayarı" dır bu yara arama başlığının dolaştığı yerde değeri olmayan metallere yada küp parçaları içinde bulunan metal parçalarına ait zayıf frekansları es geçme olayıdır. toprak ayarı denilen sistem yoksa kullanıcı durmadan sinyal alacak ve başarısız kalacaktır. Dedektör tasarımının yanı sıra kullanıcının deneyim ve bilgi sahibi olması şarttır,

Dedektör sistemi yer altına sinyal gönderemez, arama başlığı yeryüzüne yayılan yaklaşık 10 Cm yüksekliğindeki Metallerin yaydığı manyetik frekanslarını yakalar. Siz arama başlığını 10 cm den yüksek tutarsanız dedektörün yayılan frekansı yakalama şansı ortadan kalkar. Kullanımla ilgili önemli konulardan biride sıcaklıktır. Gün sıcaklığı 15 ile 25 derecelik ısı arasında iken arama yapılmalıdır.

Definecilik, masraflı bir hobidir bu nedenle araştırma yapmadan önce çok güzel hesaplamalar yapılmalıdır. 

Unutmayın ki dedektör defineyi bulmaz, sizin bulduğunuzu teyit eder, hedef noktayı test eder. Bunun içinde büyük masraflara katlanmanızı tavsiye etmiyoruz. Bulmada, size tarih bilgileriniz yardımcı olacaktır.
2-ALAN TARAMA YÖNTEMİ
Bu sistemler daha geniş çaplı alanı taramakta ve nokta tespitini kademeli olarak yapmaktadır. Dedektör sistemlerinden daha avantajlı olarak görülmektedir, dijital ekran ve metallere göre ayırma özelliğine sahiptir, uygun tasarımlı olanları alıp kullanmanızı tavsiye ederiz, y alırken kalite ve garanti belgesinin olmasında dikkat etmek gerekir.
3-KAMERA YÖNTEMİ
Definecilikte kullanılacak en ideal sistemdir. Bir video kamere yapısında olup, iki adet yardımcı antenle çalışan, kapalı alandaki görüntüyü ve sesi çok derinlerden algılayan, kaydeden daha sonra bilgisayar ortamında görüntüler hakkında değerlendirme yapma imkanı olan bir sistemdir.
4-ÇUBUK YÖNTEMİ
Muhtelif metallerden imal edilmiş, elde çalışan elektronik olmayan, görünüşte basit olan bir sistemdir. Bu sistemin avantajı kadarda dezavantajı vardır. bir çok sorunları olan bir sistemdir, Çünkü toprak içinden binlerce çeşit mineraller var bunları yakalama yorumlama ve ayrıma gibi bir özellikleri bulunmamaktadır. Başka dezavantajı; güneş patlaması, kutup bölgeleri; atmosferik olaylar, yüksek gerilim hatları, uydu araçlarından gönderilen (TV ve Cep Telefonları Gibi) bir çok sinyaller bu sistemin sağlıklı çalışmasını büyük ölçüde etkilemektedir.

Defineci olmak için gereken özellikler nelerdir ?

Önceden saklanmış hazineleri bulmaya çalışan insandır. Bu işin başarılması için mutlaka bir eğitim alması gerekir, eğitimsiz defineci yarardan çok zarar verecektir. Bilinçsiz defineci neyi nerede ve nasıl arayacağını bilmez.

Eğitimsiz bir defineci, aynı zamanda iflah olmaz bir hastalığın bir umut sevdasının aşığıdır. Definecinin eğitim alacak bir kurumu yoktur. Bu itibarla kulaktan kulağa dolaşan rivayetlere göre hareket etmektedir. Bu nedenle dedektör satıcılarının, medyumların, cincilerin ekmek tenkisi halindedirler. 
Önemli: Yoğun teknoloji ve bilginin kullanıldığı çağımızda , muhtelif hurafelerle yola koyulmak akıl kârı değildir. Definecinin ve Arkeologun ana kaynağı arazidir

Definecinin sorunlarının başında eğitim sorunu gelmektedir. Bu soruna devletimizin el atması şu an itibariyle mümkün gözükmemektedir. O zaman bu sorunu nasıl aşacağız. Gelişmiş teknoloji sayesinde yazarak, yazdıklarını,tecrübelerini paylaşarak klasik anlayışta , yapıda kurtulabilir. Yardımlaşarak eğitim sorununu hal edebilirler.
  1. Sözü doğru olmalıdır.
  2. Tecrübelerini paylaşma işini bir görev saymalı
  3. Çözemediği izleri korumalı , kırmamalıdır.
  4. Yasal sınırları aşmamalı, kaçak kazı yapmamalıdır.
  5. Tarihi bilgisi üst seviyede olmalı.
  6. Bu alanda kullanacağı teknolojiyi iyi tanımlıdır.
  7. Nefsine düşkün tamahkâr olmamalıdır.
  8. Definecilik bir geçim kaynağı olarak görmemeli. Bir hobi şeklinde yapmalıdır.
  9. Tarihi izleri korumalı,
  10. Defineci bir arkeolog kadar bilgili ve becerikli olmalıdır.
  11. Yapacağı işleri bir plan dahilinde yapmalıdır.
  12. Her bulduğu veriyi kayıt etmeli, sonrada yorumlamalıdır.
  13. Hurafelerle yola çıkmamalı Mutlaka yüzeysel bulgularla işe başlamalı.

Define Nedir?

Define: Toprak altına gömülerek saklanmış para veya değerli şeyler, gömü. (TDK)

Definecilik ve arkeolojide kazıya başlamadan önce ilk çalışması yüzey araştırması yapma ve bulduğu bulguları değerlendirme işidir. 

İnsanlar yaşadıkları topraklarda iz bırakırlar, orijinal doğaya yapılan her bir müdahale bir iz bir tabaka oluşturur.Bu tabakaların üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal doğaya göre farklılık oluşturur. Bu farklılıklar aşağıda anlattığımız şekillerde anlaşılır. 

müdahale edilmiş ve orijinali bozulmuş tabaka üzerinde yetişen bitki boyları sap kalınlıkları, köklerin kalınlıkları orijinal tabii katmana göre farklı olur. yumuşaktır kolay ve rahat kazılır. Yine insanlar tarafında müdahale edilmiş kayaların yüzeylerinde oluşan yosun tabakası açık renkli ve gençtir.


Şahıs gömüleri ve kaya mezarları direkt olarak kaya içine yapıldığından kayaların yüzeyinde oluşan farklı tabakaları titizlikle incelenmelidir. bu tür yerlerin sonrada kapatılan kaya etrafında kirli beyaz yada yeşilimtırak renkte bir katman oluşur. 

Yer altına gömülen muhtelif maddenler (altın hariç) zaman içinde yanar ve olarak gaz oluşturur, bu gaz yer yüzüne çıkmak için üst katmanları zorlar ve katmanın zayıf noktasına sızarak atmosfere dağılır, bu tür gazın sızdığı yerde bitki tabakası farklı olur, ya ot yetişmez, toprak yapısı çorak gibidir, ya erken sararır, erken kurur kurumasa bile renkleri sarıya yakın yeşillikte olur. 

Kışın karın lapa lapa yağdığı zaman yüzeysel araştırma yapmak çoğu zaman başarıya götürür.Toprak yüzeyine sızan gaz karın erken erimesine yada kar tutmamasına neden olur. kar tutsa bile kendi çevresine göre geç tutar erken erir, 

Doğal tabakaya göre farklılık oluşturan her bir tabaka bulgu birer ip ucudur, bu ip uçlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesi gerekir. 

Görüldüğü gibi definecilik kolay bir iş değil, bilgi tecrübe ve titiz bir çalışma ister, bu nedenle araştırma yapılan alanlar üzerinde orijinal doğaya aykırı olan, insanların müdahalesi sonucunda oluşan katmanlara odaklanmalıdır.